www.erdemlifidan.com

ANA SAYFA | PORTAKALLAR | MANDALİNALAR | GREYFRUTLAR  | LİMONLAR  |  DİĞER ÇEŞİTLER YAPRAK TAHLİLİ TOPRAK TAHLİLİ
12.03.2015'de güncellendi.

Turuncgiller.com

 

    Sulama
     

       Yağışların yetersiz olduğu dönemlerde, kültür bitkilerinin su ihtiyacı sulama yapılarak karşılanmaktadır. Ülkemizde turunçgil yetiştiriciliğinin yaygın olarak yapıldığı Akdeniz ve Ege bölgelerinde, Akdeniz iklimi hâkimdir ve genellikle nisan ayından sonra yağışlar kesilir veya yetersiz olur. Bu yağışsız dönem, ekim ayı ortalarına veya kasım ayına kadar devam eder. İşte bu dönemde ağaçların sulanması gerekli olur. Toprak ve su ilişkileri birbirinden ayrılmaz bir bütün teşkil eder. Bu nedenle sulamanın yapılacağı toprağın, suyla olan ilişkisinin bilinmesi, uygun bir sulama için gereklidir

Turunçgillerin Toprak İsteği ve Toprak-Bitki-Su İlişkileri
    Toprak yapısı ve derinliği, turunçgil yetiştiriciliğinde en önemli
faktörlerden birisidir. Derin, taban suyu düzeyi düşük, iyi drene olabilen, kumlu, kumlu-tınlı, tınlı ve killi-tınlı yapıya sahip, hafif ve orta yapıdaki topraklar, turunçgil yetiştiriciliği için uygundur. Bu topraklar içinde; süzek, iyi havalanan, bitki köklerini sıkmayan, bitkinin istediği miktarda suyu bulunduran kumlu-tınlı topraklar en uygun olanıdır. Ağır yapıdaki toprakların geçirgenlikleri azdır, fazla su tutarlar, havalanmaları yetersizdir ve özellikle ıslak oldukları dönemde üzerinde iş makineleri çalışırsa sıkışırlar. Böyle topraklarda aşırı sulama yapılırsa; kök ve kök boğazı çürüklüğü (Phytophthora citrophthora Leonian.) hastalığı meydana gelebilir. Turunçgil ağaçları, birçok meyve ağaçlarının aksine yüzlek kök sistemine sahiptir. Yapılan araştırmalar, emici köklerin % 85-90 kadarının 0-90 santimetre kalınlığındaki katman içerisinde bulunduğunu; geri kalan köklerin önemli bir kısmının ise 90-120 santimetre kalınlığındaki katmanda yer aldığını göstermektedir (Şekil 34). Bundan anlaşılacağı gibi, turunçgil ağaçlarının yararlandığı suyun
büyük bir kısmı, toprağın yaklaşık 1 metre derinliğe kadar olan
bölümünde bulunan sudan karşılanmaktadır. Sulama yaparken, bitki köklerinin dağılım durumuna dikkat edilmelidir.


Turunçgillerde emici köklerin büyük çoğunluğu 0-90 santimetre, geri kalan kökler ise 90-120 santimetre derinlikte bulunurlar.

Topraktaki su durumu yetersiz olursa; ağaç yeterli suyu
alabilmek için kök sistemini genişletir; bu da verimin azalmasına neden olur. İnce bünyeli ağır topraklarda yapılan bir çalışmada aşağıdaki sonuçlar alınmıştır:
Yetersiz su
---> büyük kök hacmi ---> az verim
Yeterli su  
--->  orta derecede kök hacmi  ---> yüksek verim
Aşırı su     
---> küçük kök hacmi    --->  az verim
    Görüldüğü gibi yetersiz ve aşırı sulama kök gelişimi ve verim
üzerinde olumsuz bir etki yapmaktadır. Yapılan araştırmalar, su eksikliğinin veya aşırı sulamanın, turunçgillerde çiçek ve meyve dökümüne neden olduğunu, uzun süren kurak bir dönemden sonra, hemen fazla miktarda su vermenin de aynı sakıncaları meydana getirdiğini göstermiştir. Bu nedenle turunçgillerde,
dengeli ve uygun bir sulama yapılması gereklidir.

Toprağın Su Tutma Durumu ve Toprakta Suyun Hareketi
    Genel olarak toprak tipleri hafif, orta ve ağır bünyeli topraklar
olarak üçe ayrılır. -Hafif topraklar; su tutma kapasitesi düşük ve su geçirgenlikleri fazla olan topraklardır. Fazla su verilmesi halinde, suyun büyük bir bölümü alt katmanlara süzülerek kaybolur ve bitkilere yararlı olamaz. -Orta yapıdaki topraklar; daha iyi su tutarlar, geçirgenlikleri orta derecededir ve % 40-55 oranında gözenek içerirler. Ağaç kökleri için uygun hava ve nemi bulundururlar. Turunçgiller için en uygun olan kumlu-tınlı topraklar, orta yapıdaki topraklar grubundandır. -Ağır yapıdaki topraklar ise; su tutma kapasitesi yüksek, geçirgenlikleri az, özellikle sıkışma ve aşırı sulama nedeniyle havalanma düzeni bozulabilen topraklardır.

      Sulamanın Turunçgiller Üzerine Olan Etkileri
     Diğer kültür bitkilerinde olduğu gibi, turunçgillerde de bilinçli
olarak yapılan sulamanın olumlu etkileri görülürken; bilinçsiz olarak yapılan sulamanın da olumsuz etkileri ortaya çıkmaktadır. Sulamanın kök gelişimi, ağacın taç genişliği, meyve kalitesi ve verimi üzerine doğrudan bir etkisi söz konusudur. Sulama; kök bölgesindeki toprağın hava, sıcaklık, tuzluluk ve besin maddelerinin alımını ve bunun sonucunda kök gelişimini ve sağlığını doğrudan etkiler. Aşırı su, kök ve kök boğazı çürüklüklerine ve yapraklarda kloroza neden olabilir. Köklerin zayıflaması ve hastalanması da, ağaç tacı gelişimi, meyve
tutumu ve kalitesi üzerine olumsuz etki yaparak ağacın zayıflamasına ve verim azalmasına ve hatta giderek ağacın ölümüne bile neden olabilir. Suyun az verilmesi de, ağacın gelişimini, meyve gelişim ve kalitesini ve verimi olumsuz yönde etkiler; gelişme döneminde susuz kalan meyveler irileşemezler ve kabukları çatlar. Bu da çürümeye neden olur ve kaliteyi düşürür. Uygun bir sulama ile verimi artırmak mümkündür. Bu konuda yapılan birçok araştırma ile bu durum net bir şekilde ortaya konmuştur. sonucunda kök gelişimini ve sağlığını doğrudan etkiler. Aşırı su, kök ve kök boğazı çürüklüklerine ve yapraklarda kloroza neden olabilir. Köklerin zayıflaması ve hastalanması da, ağaç tacı gelişimi, meyve tutumu ve kalitesi üzerine olumsuz etki yaparak ağacın zayıflamasına ve verim azalmasına ve hatta giderek ağacın ölümüne bile neden
olabilir. Suyun az verilmesi de, ağacın gelişimini, meyve gelişim ve kalitesini ve verimi olumsuz yönde etkiler; gelişme döneminde susuz kalan meyveler irileşemezler ve kabukları çatlar. Bu da çürümeye neden olur ve kaliteyi düşürür. Uygun bir sulama ile verimi artırmak mümkündür. Bu konuda yapılan birçok araştırma ile bu durum net bir şekilde ortaya konmuştur. -Seçilen sulama yönetimine göre, bahçenin setleri (tirleri) çekilir veya karıklar (çizgiler) açılır. Yağmurlama veya damla sulaması yapılacaksa tesisatı kurulur. -Ağaçlarda kök ve kökboğazı hastalığı, zamklaşma ve bunlara bağlı olarak kloroz görülüyorsa, sulama suyunun ağacın gövdesine ve ana köklerine dokunmaması gerekir. Bunun için ağacın dibi açılarak, daire şeklinde ağacı çevreleyen bir set yapılır. Böylece sulama sırasında su, ağaçla temas etmez ve çürüklük tehlikesi azalmış olur. Ayrıca böyle ağaçların gövdesine, ana dalların gövdeye yakın kısımlarına ve açıktaki ana köklere bordo patı (bakır sülfat ve kireçten hazırlanan sulu karışım) süzülerek badana yapılması, bu riski daha da azaltır.

       Sulama Zamanının, Verilecek Su Miktarının ve Sulama Aralıklarının Saptanması
    Turunçgillerin yıllık su ihtiyaçları toprak, iklim ve ağacın fizyolojik durumuna bağlı olarak 800-1.200 milimetre arasında değişir. Ancak bunun tamamı sulama ile verilmez. Bir kısmı yağışlarla karşılanır. Yapılan araştırmalara göre, mayıs-ekim döneminde turunçgil bahçelerine, salma sulama olarak 650-750 milimetre arasında su vermek gerekmektedir. Bu miktarlar, yağmurlama sulaması için 500-600 milimetre ve damla sulaması için ise 300-400 milimetredir. Akdeniz ve Ege bölgelerinin turunçgil tarımı yapılan yerlerinde, ilkbahar gübrelemesinden sonra, mayıs ortası veya haziran başından itibaren genellikle toprağın yağışlarla ıslanması beklenemez ve ağaçların sulanması gerekir. Bazı yıllar, yağışların erken veya geç kesilme durumuna göre, sulamanın başlangıcı bir veya birkaç hafta oynama gösterebilir. İlk sulamadan itibaren belli aralıklarla sulamaya devam edilir ve genellikle ekim ortası veya kasım başına kadar sulama yapılır. İlk etkili yağışların erken veya geç başlaması, bazı yıllar son sulama tarihlerinde bir veya birkaç hafta değişikliğe neden olabilir. Sulama zamanına kadar vermek için çeşitli yöntemler uygulanabilir. Bunun için klasik yöntemlerden birisi, toprağın nemine bakarak sulama yapmaktadır. Bu amaçla 30-40 santimetre derinlikten toprak örneği alınır ve parmaklar arasında ezilir. Çamur şeklinde yassılaşır ve ele yapışırsa toprağın su durumu iyidir; dağılır ve yapışmazsa sulama zamanı gelmiş demektir. Bir diğer klasik yöntem ise, ağacın solgunluk göstermesi durumudur. Özellikle sabahları kısmen solgunluk görülürse sulama kararı verilebilir. Tansiyometreler, ülkemizde henüz yaygın olarak kullanılmamakla birlikte, sulama zamanını en doğru olarak bildiren aletlerden birisidir. Üzerindeki manometre ile topraktaki suyun toprağa tutunma gücü ölçülür (Şekil 35). Su miktarı azaldıkça tutunma gücü artar. Manometre ölçümü santibar cinsinden okunur. Turunçgillerde ağaç gövdesinden 1.5 metre uzağa gelecek şekilde, toprağın 50-60
santimetre derinliğine alet yerleştirilir. Manometre değeri ilkbaharda 30- 40 santibar ve yazın 50-70 santibar olduğu zaman sulama yapılır. Sulama aralıkları; iklim, sulama yapılan zaman, toprak yapısı, tür, sulama yöntemi ve ağacın yaşına göre değişiklik gösterir.
 

 


 

Bizi İzleyerek         Tanıyın    

Beğen.

 

  Online Fidan Satış Sitesi

 

Bahçe'mi Kuracaksınız..?
Fidan İhtiyacınız için Tıklayın...

 
   

Turunçgil Çeşitleri ...

 

Portakal'lar
Limon'lar

 
 

Mandalina'lar

 
 
 

Greyfrut'lar
Kumquat'lar

 
 

Diğer Çeşitler

 
 
  Turunçgil Zararlanmaları  
 

Turunçgillerde Entegre Mücadele

 

E-mail
turuncgil@turuncgiller.com
Fidan Üretim Alanı:
Elvanlı Mahallesi Tiedaş Santral yolu Üzeri
Erdemli-Mersin
Yazışma Adresi: P.K: 20 Erdemli-Mersin
Telefon:  0324 5444232   Gsm. 0532 4657460
 

 

 
 

 30-Ocak- 2015        Web Master: Erdemli-fidancılık  Telf:  0 532 4657460

Elvanlı-Erdemli

replica hermes, celine tote handbags, Replica bags, canada goose outlet sale, Replica Canada goose Discount Canada Goose Canada Goose Men jacket fake louis vuitton Moncler Homme Nouveau bottega veneta http://www.crescenttravelclub.com/ moncler ski homme hermes men belt replica celine replica prada outlet bags canada goose cheap celine handbags replica canada goose parka outlet prada bags outlet birkin bag replica